Toprağımızın lezzeti ve şifası!

Menümüzde yer alan ve size sunduğumuz her tabağın arkasında organik bir çiftlik var. Masanıza gelen her tabakta toprağımızın kokusu, lezzeti ve şifasını hissedeceksiniz.
Modern restoran kültürü, çoğu zaman malzemenin nereden geldiğini görünmez kılar. Oysa Değirmen mutfağında yapılan iş, tam tersine, bu yolu her gün görünür hâle getirmektir. Tarla, mutfak ve sofra arasındaki kısa hat, sadece bir tedarik tercihi değil; mutfağın dilini belirleyen ana eksendir.
Ana Noktalar
- Tarladan tabağa giden yol kısaldıkça, lezzetin payı büyür.
- Aynı gün toplanan malzeme, aynı akşam servise çıkar.
- Şefin işi malzemeyi değiştirmek değil, onu korumaktır.
Küresel rafın karşısında yerel sabır
Modern mutfakta her şey küresel ölçektedir: kış ortasında çilek, yaz ortasında pırasa. Oysa iyi mutfak, malzemesinin yolunu kısa tutmakla başlar. Tarladan tabağa giden mesafe ne kadar azalırsa, lezzetin payı o kadar artar.
Tazelik beklemez
Sabah toplanan otların aynı akşam servise çıkması küçük bir lüks değil, ciddi bir tercih. Tarladaki domates iki gün sonra başka bir şey olur; lezzet bekler ama tazelik beklemez.
Bu yüzden mutfak ekibimiz sabahları çoğu zaman bahçededir. Servis öncesi son hareket pişirme değil, hasattır.
En doğru karar bazen dokunmamaktır
Şefin işi de bu kısa yolu korumaktır: gereksiz işleme kaçmamak, malzemeyi olduğundan farklı bir şeye dönüştürmeye çalışmamak. Bazen en doğru karar, dokunmamaktır.
Mutfağın dili sözcüklerle değil, malzemelerle konuşulur. Sofraya oturduğunda bu dilin akıcılığını hissedersin — abartısız, gürültüsüz, doğru.



